Spor ve Fizyoterapi

Özel Gölcük Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Servisi Fizyoterapisti Gülnur Aydoğdu, Spor Yaralanmalarından sonra gerek ameliyat edilen gerekse ameliyatsız tedavi edilen sporcularda, yeniden aktif spor yaşamına dönüşünü belirleyen etkenlerin başında uygun bir rehabilitasyon programının geldiğini söyledi.

Özel Gölcük Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Servisi Fizyoterapisti Gülnur Aydoğdu, Spor Yaralanmalarından sonra gerek ameliyat edilen gerekse ameliyatsız tedavi edilen sporcularda, yeniden aktif spor yaşamına dönüşünü belirleyen etkenlerin başında uygun bir rehabilitasyon programının geldiğini söyledi.Fizyoterapist Gülnür Aydoğdu, kişiye özgün, iyi planlanmış ve sporcuya mümkün olduğu kadar aktif bir rol ve sorumluluk veren rehabilitasyon programlarının, aktif spor yaşamına geçilmesinde önemli bir yer tuttuğunu açıkladı.Spor yaralanmasının özelliğinin, iyileşme süreci içinde sporcuda fiziksel ve ruhsal kayıplara neden olabildiğini belirten Aydoğdu, “Yaralanmadan sonra birkaç gün için dahi olsa, sportif etkinliklerden uzak kalan bir sporcuda güç, kuvvet, koordinasyon ve dayanıklılık gibi sportif performansı doğrudan etkileyen kayıpların yanı sıra moral ve psişik kayıplar da gelişebilmektedir” dedi. Fizyoterapist Gülnür Aydoğdu, bu nedenle, yaralanmadan sonra mümkün olan en kısa sürede kayıpları karşılayacak egzersiz ve rehabilitasyon programlarının başlatılmasının gereğine vurgu yaparak, özellikle kişiye özgün ve iyi planlanmış aktif rehabilitasyon protokollerinin, sporcunun sakatlıktan kurtulmasına ve kısa sürede aktif spor yaşamına dönmesine yardımcı olacağının altını çizdi. Gülnür Aydoğdu, bilimsel esaslara uygun bir rehabilitasyon programını düzenlerken, sakatlığın yeri ve cinsiyle birlikte spor branşının niteliğini, sporcunun yaşı, cinsi, performans düzeyini ve yaralanmadan sonra ortaya çıkabilecek fiziksel ve moral kayıplarını dikkate almak gerektiğini açıkladı.

Uygun egzersiz programlarıyla yapılır

Fizyoterapist Gülnür Aydoğdu, buna göre düzenlenecek bir rehabilitasyon programının başlıca amaçlarını şu şekilde sıraladı: “Ağrı ve şişliğin önlenmesi: Yaralanmadan sonraki ilk 2-3 gün içinde buz ve bandaj yapılarak uygulanır,Eklem hareket açıklığının giderilmesi: Aktif hareketin mümkün olamadığı durumlarda her gün belirli aralıklarla ve yeterli sayıda pasif eklem hareketlerinin yaptırılması gerekir.Kasların yeniden geliştirilmesi: Uygun egzersiz programlarıyla yapılır. Dayanıklılığın geliştirilmesi: Yaralanmadan sonra, mümkün olan en kısa zamanda performansı artıracak çalışmalara başlanması gerekir. Özgün becerilerin geliştirilmesi: Sporcunun yaralanması ve geçici bir süre için sahalardan uzak kalması , kaçınılmaz biçimde fonksiyonel kayıplara ve sportif becerilerde azalmalara yol açacağı için özgün becerilerin geliştirilmesi çok önemlidir.Spor yaralanmalarının iyileşme süreci içinde erken veya geç dönemlerde fiziktedavi yöntemlerinden yararlanmanın mümkün olduğuna dikkat çeken FTR Aydoğdu, son yıllarda çok etkili elektroterapi ve hidroterapi yöntemlerinin geliştirilmiş olup, spor yaralanmalarından sonra tekrar spora dönüş sürecinin önemli ölçüde kısaltıldığını ifade etti.

TENS tedavisinde düşük şiddetli elektrik akımları. Ultrason tedavisinde ise yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılır

Gülnur Aydoğdu, “Spor yaralanmaların erken döneminde en çok kullanılan fizik tedavi yöntemlerinden biri TENS , diğeri ultrason cihazlarıdır. Ağrının azaltılmasında, ödem ve şişliğin giderilmesinde çoğu zaman ikisi birlikte uygulanır. TENS tedavisinde düşük şiddetli elektrik akımları. Ultrason tedavisinde ise yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılır” dedi.

Yüzeysel ve derin sıcak tedavi ajanların da klinik uygulamalar içinde yer bulduğunu hatırlatan Aydoğdu, bu amaçla enfraruj, hot pack gibi yüzeyel sıcak tedavi ajanlarının yanı sıra mikrodalga diatermi yöntemi , ağrı ve kas spazmlarını azaltmakta, eklem hareket açıklığını geliştirmekte yararlı olabildiğini belirtti. Son yıllarda, üç önemli tedavi yönteminin geliştirildiğini açıklayan Fizyoterapist Gülnür Aydoğdu, ” Bunlardan birincisi yüksek yoğunluklu lazer tedavisidir ( Hilterapi). İkincisi, şok tedavisi olarak bilinen ve çok yüksek frekanslı ses dalgalarıyla uygulanan ESWT tedavisidir. Üçüncü tedavi ise Manyetik Alan tedavisidir. Diğer taraftan rehabilitasyon süreci içinde kasları yeniden aktive edebilmek amacıyla elektrostimülasyon yaygın olarak kullanılmaktadır” şeklinde konuştu.Gülnür Aydoğdu, son yıllarda hidroterapi yöntemlerinin yeniden yaygınlık kazanmış olup en etkili hidroterapi yönteminin havuz içi egzersizler olduğunu, Hidroterapist eşliğinde havuz içinde yapılan yürüme, koşma ve sıçrama egzersizleriyle çok olumlu sonuçların alınabildiğine dikkat çekti.

Özel Gölcük Aile Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Servisi Fizyoterapisti Gülnur Aydoğdu, spor yaralanması geçiren bir sporcu için en önemli konunun, yeniden aktif spor için geçecek zamanın süresinin önemli olduğuna vurgu yaparak, Yeni ve hızlandırılmış rehabilitasyon programları ile bu sürecin önemli ölçüde kısaltılmış ve belirgin kazançlar elde edilmiş olmasına karşın, zedelenmiş dokuların tam iyileşmesi için belli bir zamana ihtiyaç olduğunu belirtti.Tedavi ve rehabilitasyon süresini tamamlayıp kendini hazır hisseden bir sporcunun sahaya çıkış zamanını belirlemek için bir takım fonksiyonel değerlendirmelere gereksinim olduğunu kaydeden Gülnur Aydoğdu, “daha sonra saha içinde yapılan testlere ve antremandaki performansın değerlendirilmesine geçilir; Sporcunun başarı düzeyini ortaya koyan en güzel gösterge sahadaki performansıdır. Müsabaka öncesi denemeler ya da laboratuarda yapılan testler, sporcunun durumu hakkında önemli bilgiler vermekle birlikte, asıl önemli nokta sahaya çıktığı zaman gösterdiği performanstır” dedi.Fizyoterapist Gülnür Aydoğdu, spor yaralanmalarından sonra geniş kapsamlı bir rehabilitasyon programının uygulanmasında kesin bir zorunluluk bulunduğunu, yaralanmadan sonraki tedavi ve rehabilitasyon programlarının, kişiye göre hazırlanmış özgün reçeteler şeklinde olmak zorunda olduğunu, her sporcunun kişisel gereksinimlerinin birbirinden farklı olup, rehabilitasyon protokollerinde bunların tümünü birden göz önüne alma zorunluluğu bulunduğunu kaydetti.

kaynak: golcukhaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir